Toplum Sözleşmesi J.J. Rousseau (İncelemem)
Karl Marx'ın Toplumsal Değişim Düşüncesi
Alman ideolojisi, sosyolojik bir toplum kavrayışını savunuyor, toplumu uzlaşmaz toplumsal sınıflar, işbölümü ve özel mülkiyet biçimleri üzerinde kurulmuş, belirli bir yapı olarak görüyordu.
Tarihsel gelişmeyi de özgül üretim tarzları karakterize ediyordu: Toplum, köleci ver feodal toplumdan kapitalist topluma doğru, farklı aşamalarla ilerlemekteydi.
Marx’ın genel tarih teorisinde; toplumsal değişim çatışmalarla ve mücadelelerle, daha kesin olarak da, herhangi biir toplumun üretici güçleri ile toplumsal ilişkileri arasında varolan çelişkilerle gerçekleşmektedir.Demek ki tarihsel gelişmenin, üretim tarzlarının daha üst toplumsal oluşumlara doğru gelişmesi zorunluluğuna bağlı olan bir modeli, bir anlamı vardır: Böylece sosyalizme, zorunlu olan toplumsal değişimde bilimsel bir temel kazandırmaktır.
Marx’ın diğer önemli düşünceleri emek ve insanın emeğine yabancılaşması. Emek kavramına işgücü olarak da değinir. Üretim, mübadelenin zararına olacak şekilde vurgulanmış ve artı değer, sermaye birikimi ile ekonomik kriz teorisinin temeli atılmıştır. Bunlar Kapital’e egemen olan temalardır. Marx, “Kapitalizm, yapısı çelişkilere dayanan bir üretim sistemi; insani değerleri dışsal şeylere dönüştüren bir toplumsal sistem olarak kavranmaktadır.” özlü ilkesine hayatının sonuna kadar sadık kalmıştır.
Marx, emeği “insanın kendi kendini gerçekleştiren özü” olarak tanımlamıştı; politik ekonomi onu bir nesneye, dışsal bir şeye dönüştüren bir faaliyetti. İşçi klasik politik ekonominin gözünde, “piyasa fiyatlarındaki bütün dalgalanmalara, sermayenin kullanılmasına ve zenginlerin kaprislerine giderek daha bağımlı hale gelen, soyut bir etkinlik ve mide”ydi. Böylece insan faaliyeti, insani olmayan bir çerçevede tanımlanmış oluyordu. read more »
Saldırganlık
Bir bireyin diğerlerine, kendisine ya da bir nesneye zarar vermek amacıyla yaptığı herhangi bir davranış sosyal psikolojide “saldırganlık” olarak tanımlanabilir.
Kişinin kendisini korumak amacıyla saldırganca davranmasına “özgeci saldırganlık” denir. Toplum tarafından onaylanır.
Düşmanca saldırganlık; amacı, doğrudan diğer bireylere bilinçli olarak zarar vermektir. Toplum tarafından onaylanmaz. Suikast, işkence, dövme, cinayet, öfke çok belirleyicidir. Öfkenin sonucunda ortaya çıkar.
Özgeci saldırganlık sonucunda birey ödül elde eder; ya da cezadan kurtulabilir. Düşmanca saldırganlık , kurbana zarar vermek amacıyla yapılan kasıtlı davranışlardır.




