Posts tagged ‘toplum’

January 29th, 2010

Toplum Sözleşmesi J.J. Rousseau (İncelemem)

by Hasan

Hasan Yasin Türkyılmaz Çalışması

Toplum Sözleşmesi

J.J.Rousseau’nun eseri… Ali Timuçin’in çevirisiyle Bulut Yayınları’nın 2007 basımı…
Rousseau, Cenevre doğumlu, Fransız kökenli bir protestan. Protestanlara yapılan baskı nedeniyle de ailesi İsviçre’ye kaçmış. Gençlik dönemi ve annesinin ölmüş olduğu dönem okumaya başladığı ama aynı zamanda tembellik ettiği dönem. Çoğunlukla yazarak hayatını ikame ettirmeye çalışmış. Tiyatro, bilim ve müzik üzerine…Rousseau’nun hayatına dair ayrıntılı bilgi için Alaeddin Şenel, Siyasal Düşünceler Tarihi’ne bakılabilir.

Toplum sözleşmesinin temelini, insanların kendini koruma hissine bağlamıştır J.Locke gibi. İnsanın kendini düşünmesi doğal bir durumdur ve toplum sözleşmesi ile insanlar doğal durumdan çıkmışlardır. Toplum için de sevgi beslemeye başlamışlardır. Rousseau’ya göre en ideal yaşam doğal alan içinde mümkün. Yalnız toplum sözleşmesi gerçekleştiğinden sadece doğal yaşama en uygun yasalar ve toplum modeli çizilerek;bu ideal yaşama yaklaşabiliriz.
Toplum sözleşmesi dört kitaptan ve kitaplar da bölümlerden oluşmaktadır. İncelemem bu sıraya uygun olacaktır.

Kitap 1

Bölüm 1

Bölüm 1′de kitabın konusuna değinilmiştir. Uzlaşmalar üzerine kurulan ve doğal bir hak olan toplumsal düzene ve bunun ne/neler olacağına değinileceğini ifade eder.

Bölüm 2

Doğal istek ve uzlaşma tanımını örnekleme ile açıklıyor. read more »
July 8th, 2009

Karl Marx'ın Toplumsal Değişim Düşüncesi

by Hasan

Alman ideolojisi, sosyolojik bir toplum kavrayışını savunuyor, toplumu uzlaşmaz toplumsal sınıflar, işbölümü ve özel mülkiyet biçimleri üzerinde kurulmuş, belirli bir yapı olarak görüyordu.
Tarihsel gelişmeyi de özgül üretim tarzları karakterize ediyordu: Toplum, köleci ver feodal toplumdan kapitalist topluma doğru, farklı aşamalarla ilerlemekteydi.
Marx’ın genel tarih teorisinde; toplumsal değişim çatışmalarla ve mücadelelerle, daha kesin olarak da, herhangi biir toplumun üretici güçleri ile toplumsal ilişkileri arasında varolan çelişkilerle gerçekleşmektedir.Demek ki tarihsel gelişmenin, üretim tarzlarının daha üst toplumsal oluşumlara doğru gelişmesi zorunluluğuna bağlı olan bir modeli, bir anlamı vardır: Böylece sosyalizme, zorunlu olan toplumsal değişimde bilimsel bir temel kazandırmaktır.
Marx’ın diğer önemli düşünceleri emek ve insanın emeğine yabancılaşması. Emek kavramına işgücü olarak da değinir. Üretim, mübadelenin zararına olacak şekilde vurgulanmış ve artı değer, sermaye birikimi ile ekonomik kriz teorisinin temeli atılmıştır. Bunlar Kapital’e egemen olan temalardır. Marx, “Kapitalizm, yapısı çelişkilere dayanan bir üretim sistemi; insani değerleri dışsal şeylere dönüştüren bir toplumsal sistem olarak kavranmaktadır.” özlü ilkesine hayatının sonuna kadar sadık kalmıştır.
Marx, emeği “insanın kendi kendini gerçekleştiren özü” olarak tanımlamıştı; politik ekonomi onu bir nesneye, dışsal bir şeye dönüştüren bir faaliyetti. İşçi klasik politik ekonominin gözünde, “piyasa fiyatlarındaki bütün dalgalanmalara, sermayenin kullanılmasına ve zenginlerin kaprislerine giderek daha bağımlı hale gelen, soyut bir etkinlik ve mide”ydi. Böylece insan faaliyeti, insani olmayan bir çerçevede tanımlanmış oluyordu. read more »

May 8th, 2009

Saldırganlık

by Hasan

Bir bireyin diğerlerine, kendisine ya da bir nesneye zarar vermek amacıyla yaptığı herhangi bir davranış sosyal psikolojide “saldırganlık” olarak tanımlanabilir.

Kişinin kendisini korumak amacıyla saldırganca davranmasına “özgeci saldırganlık” denir. Toplum tarafından onaylanır.

Düşmanca saldırganlık; amacı, doğrudan diğer bireylere bilinçli olarak zarar vermektir. Toplum tarafından onaylanmaz. Suikast, işkence, dövme, cinayet, öfke çok belirleyicidir. Öfkenin sonucunda ortaya çıkar.

Özgeci saldırganlık sonucunda birey ödül elde eder; ya da cezadan kurtulabilir. Düşmanca saldırganlık , kurbana zarar vermek amacıyla yapılan kasıtlı davranışlardır.


Easy AdSense by Unreal
Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.