VI. Sosyoloji Kongresi “Sosyologların Kadro Sorunları Paneli Sonuç bildirgesi. Hazırlayan. H.Neşe Özgen”

SOSYOLOGLARIN KADRO SORUNLARI PANELİ SONUÇ BİLDİRGESİ 2 Ekim 2009 Haz. H. Neşe Özgen, Prof. Dr. Sosyologlar, özelde kendi mesleklerinin, genel olarak da tüm sosyal bilim alanlarının akademik, meslek ve iş alanlarından hızla dışlandıklarını ifade ettiler. Sosyoloji dünyaya yeni bir bakışla, sorunların farklı nedensellik alanlarını göstermesi, sorunlara çözüm önerileri sunarak hayatı dönüştürmesi açısından önemli bir alandır. Bunun yanı sıra Sosyologlar kendi alanlarının, hayatı dönüştürme ve daha yaşanılır bir dünya arayışı önermede de kıymetli bir disiplin olduğunun bilincindedirler. Sosyologlar, yaşamın sadece kazanç-kayıp haneleriyle anlaşılabilecek bir süreç olmayıp, benzerleri ve benzemezleriyle beraber üretilecek bir bütün olduğunu, bu üretim için de kendi akademik ve meslek bilgilerinin ve önerilerinin son derece kıymetli olduğunu ifade ettiler. Dünyayı daha anlamlı ve yaşanılır bir yer kılmanın ve hayatı onu yaşayan insanlarla birlikte dönüştürmenin, ‘çivisi çıkmış bir dünyada’ yaşadığımız bugünler için önemine değinen sosyologlar, bundan sonra da akademik ve meslek bilgilerinin bu yöndeki üretimini artıracaklarını ve meslek statülerini bu yolla yükselteceklerini ifade ettiler. Sosyologlar. bu yöndeki çabalarının zaman zaman iktidar sahiplerini rahatsız ettiğini, bu nedenle mesleklerini yapmalarının sekteye uğrayabildiğini, iş ve meslek alanlarının daraltıldığını, kadrolarının engellendiğini, akademik alanlarının kısıtlandığın, bölüm bütçelerinin daraltıldığını ve Sosyolog mesleğinin adının korkulacak ve istenmeyen bir statü olarak imlendiğini ifade ettiler. Giderek artan sayıda açılan Sosyoloji bölümlerinin sosyolog olmayan kadrolarla doldurulması, bu bölümlerin giderek daha çok öğrenci almaya zorlanması ve mezunlarının işsiz ve umutsuz bırakılması, sosyologların genel hizmetli statüsüne itilmesi, benzer bölümlerin mezunlarından % 35 oranında daha düşük ücretlerle işe başlatılması gibi engellemelerle karşılaştıklarını ifade ettiler. Sosyologlar bu süreci geri çevirmek, kendi iş ve meslek alanlarına saygınlığını iade edebilmek için birincil rolün yine kendilerine düştüğünün bilincinde olarak; daha iyi bir dünya arayışını sürdüreceklerini, yaşamı daha iyi kılmanın yollarını aramak için aktör olmaktan vazgeçmeyeceklerini ifade ettiler. Bu amaçla, kendilerine bir eylem planı çizerek, öncelikle yaşamsal öneme sahip alanlarda daha çok söz sahibi olmaya gayret edeceklerini, bölümlerinin ve akademik görüşlerinin daha çok dikkate alınması için çaba göstereceklerini bildirdiler. Sosyologlar, eğitimlerinin içinde daha çok uygulama alanı açmaya, Sosyoloji lisans ve yüksek lisans eğitimlerinin daha çok uygulamalı olarak işlenmesine, staj, öğrenci ve öğretim üyesi değiş-tokuşu gibi çalışmalarının artırılmasına daha çok önem vereceklerini; bunu yanı sıra sosyolog kadrolarının artırılması, bu kadroların iş hayatına daha güçlü başlaması için gerekli kamusal ve özel alanlarda da girişimlerde bulunmaya daha güçlü bir biçimde devam edeceklerini bildirdiler [...]

Zygmunt Bauman – Sosyolojik düşünmek ‘ Adlı Çalışmam(Özgündür)

Sosyolog gibi Düşünmek
Zygmunt Bauman’a ait olan Sosyolojik Düşünmek adlı kitap,264 sayfa. Elimdeki;
sınıftakilerinki ile aynı olan kitap,beşinci basım, Abdullah Yılmaz’ın
çevirisiyle.Kitabın ilk sayfasında Zygmunt Bauman kimdir,onu öğreniyoruz. İçerik
toplamda dizin ile beraber on beş bölümden oluşmakta.
İlk günlerde, kitapla tanıştığımı iddia edebileceğim ilk sayfalar, Devamını okumak için buraya–>>Zygmunt Bauman – Sosyolojik düşünmek ‘ Adlı Çalışmam(Özgündür)

Kafadan İşsiziz!

KAFADAN İŞSİZİZ!
Esin Alp, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 3. Sınıf Öğrencisi

Sosyoloji Mezunları Derneği (SOMDER) 27 Aralık Cumartesi günü 12.30’da Ankara Güven Park’ta yaptıkları basın açıklamasıyla seslerini ilk kez duyurmaya çalıştılar. “Sosyoloji bölümünü bilerek-isteyerek seçen, aldığımız eğitimle ilgili ideallere sahip olan; ancak mezun olduktan sonra birtakım sorunlarla baş etmek zorunda kalan ve sosyoloji emekçilerini içinde barındıran Sosyoloji Mezunları Derneği olarak burada toplandık…” sözleriyle başlayan basın açıklaması içerisinde sosyologların yaşadığı ve bu gidişe dur denilmezse sosyolog adaylarının da yaşayacağı pek çok soruna değinildi. Gerekli istihdamın sağlanmaması nedeniyle sosyolog olarak görev almanın neredeyse imkânsız hale gelmesi, sosyoloğun ‘görev tanımının’ olmayışı ve ‘hizmet sınıfının’ belirlenmemesi nedeniyle karşılaşılan ciddi eşitsizlikler dile getirildi.  Devamını okumak için buraya–>>Kafadan İşsiziz!