Posts tagged ‘incelemesi’

August 17th, 2010

Küçük Prens Kitabının Kısa Bir İncelemesi

by Karadeniz

Fransız yazar ve aynı zamanda pilot olan Antoine De Saint-Exupéry tarafından kaleme alınmış, Salim Savcı tarafından yayına sunulmuş, Gül Yayınevi’ne ait, 2007 basımı… Kitabın orijinal ismi Le Petit Prince. Uçağı arızalanan ve Sahra Çölü’ne düşen bir pilotun Küçük Prens’le karşılaşması ve sonrasında gelişen olaylar anlatılmış. Kitapta, yazarın bizzat kendisinin çizdiği resimler de bulunuyor. Basit bir çocuk kitabı gibi görünen kitap, aslında günlük hayata, ilişkilere, sevgiye ve aşka dair derin anlamlarla yüklü.

Yazar, çocuklara ve içindeki çocuğu yaşatan insanlara çok değer veriyor. Exupéry’nin, hayat felsefesinin bir aynası niteliğindeki kitabını, bu özelliklere sahip olan Leon Werth’e adaması boşuna değil. read more »

July 10th, 2010

Beyaz Bant M. Haneke…(Film incelemesi)

by Hasan


Gözlerinizi yavaş yavaş açıyorsunuz. Size anlatılanlar birer birer gözlerinizin önünde canlanıyor. Olayların korkunçluğuna dayanamıyorsunuz. Gördükleriniz karşısında hayretlerinizi gizleyemiyorsunuz. Olayı çözmeye çalışıp içine dahil oluyorsunuz. Ve olayın ne olduğunu öğrendiğinizde gözlerinizi tekrar kapıyorsunuz.

Siyah ve beyaz… Zıtlıkların çokluğu ama sadece iki renk. Renk olarak bile varsayılmazlar çoğu zaman. Ama geçmişi, acıları, hüznü çok iyi ifade eder. Saklı kalmışı, ayrıntıda gizli olanı da belli eder. Ve bunu M. Haneke çok iyi kullanıyor. Bunu dile getirmek bile gereksiz o ödüllü yönetmen için.

Beyaz Bant filmin adı… Almanca tabi… Film, dediğim gibi gözlerinizi açmanızla başlıyor ve kapamanızla bitiyor. Siyah, beyaz… Geçmişin, gizin ve acıların ifadesi… İkinci Dünya Savaşı dönemini anlatıyor. O dönemin Almanyası’ndaki çocukların ne çektikleri, eğitim diye, saygı diye nasıl baskılandıkları ve din ile nefis ikilemi içinde nasıl kısıtlanıp ezildikleri ve susturulduklarını izliyorsunuz büyük bir sıkıntı içinde. Gerçekler mi anlatılıyor yoksa gerçeklerden esinlenilerek mi oluşturuldu orasını bilmiyorum. Ama kasabanın öğretmeni dile getiriyor tüm olanları. “Anlayamadık/anlamlandıramadım.” diyor ama aslında bize ipucu veriyor. “Bu aslında bunların yüzünden oldu.” diyor. Filmin, daha doğrusu o çocukların çektiğine yakın sıkıntıyı siz çektikten sonra da gözler kapanıyor.

Ne gördüm biliyor musunuz? Öğretmenlerden birisi basit de olsa çalamasa da yan flüt, diğeri -hikayeyi dillendiren- piyano biliyor. Tüm öğrencilere iyi davranıyor, olayların dışında bırakılıyor(sınıfsal mesele). Sadece gözlemliyor. Doktor diye bilinen üst sınıf, bilgili adam sapığın önde gideni çıkıyor ve çocukları tehdit ile taciz ediyor. Din adamı aynı zamanda baba, çocukları ergen oldu diye ve cinsel organlarını keşfettiler diye beyaz bant ile yatağa bağlanıyorlar ve günlerce cezalı kalıyorlar. Daha bir sürü akıl almaz şey de dahil…

Sizlerin gerçekten izlemesi gereken bir film. Haneke gibisini izlemek herkesin harcı değil, herkese kismet değildir.

Bu film bir harika olduğu için aktarmaya gücüm yok benim. Puanım %95 genel olarak.

July 9th, 2010

Nokia BH-503 Bluetooth Headset İncelemesi ve Türkçe Kullanım Klavuzu(Manual)

by Hasan


Teknik detayları buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Teknik detaylarını gördükten sonra şimdi de izlenimlerimi aktarayım:

Bu cihaz bir harika! İki tarafta da 35W ses gücü var. Müzik dinlerken harika bir deneyim yaşıyorsunuz. Onsuz dışarı çıkmak istemiyorsunuz. Ama tabi sıcak havalardaysanız kulak civarı terliyor. Yağmurlu havada da çıkamazsınız. Çünkü ıslanırsa bozulur. Güneşin altında da pek durmamalı, yine zararlı. Ama müzik dinlemek bu cihaz ile paha biçilemez.

Mikrofonu da dahilinde olduğu için konuşma gerçekleştirebiliyoruz. Yalnız insanların içerisindeyken konuşmak sakıncalı olabilir, çünkü karşı taraf sizden çok, ortam sesini duyuyor ki bu da otobüs gibi bir yerde iseniz sizden çok çevreyi duyarsa sürekli ‘Ne?!’ diye bağırmanıza bu da insanları rahatsız etmenize yol açacak. Ama yolda yürürken yine insanlar arasında pek bir sorun arz etmiyor. Konuşmada arada sırada yok olma oluyor o da bluetooth deneyiminden kaynaklanıyor.

Bluetooth’un çoğu konuda eksik olduğunu düşünüyorum özellikle bu cihazdan sonra(cihazda bir sorun yok, harikadır kendisi). İnsanların arasında telefonla konuşurken şehir akışı içindeyken, bağlantıyı o kadar çok şey etkiliyor ki konuşma berbat hale geliyor.
read more »

January 22nd, 2010

Başka Dilde Aşk 2009 Film incelemesi

by Hasan

İmdb’den bilgi almak için buraya tıklayınız

Filme dair sitenin görülmesi içinse buraya tıklayınız…

Filme dair bilgiyi vermeyeceğim bu kez. Kaynaklarını verdiğim için değinmiyorum.  Film Onur’un ve Zeynep’in partiye gitmesiyle başlıyor ve Zeynep erkek arkadaşıyla sorunlar yaşamakta olarak gösteriliyor. Bu sırada da hiç konuşmayan Onur’un yanına geliyor. Herşey böyle başlıyor. Onur’un hiç konuşmadığını öğrenen Zeynep, hayatının erkeğini bulduğunu iddia ederek başlıyor. Zeynep’in alışma süreci ve bu aşka dair yaşanan zorlukları gözler önüne seriyor film. İlginç bir değinim… İlginç bir zihinleri aydınlatma ürünü bu read more »

January 2nd, 2010

Avatar (2009) Film İncelemesi

by Hasan

Torrent dosyası olarak indirmek için filmi buraya tıklayınız…

İmdb’de yer alan film detayları için buraya tıklayınız…

Filmin Kurgusu

Engelli bir Amerikan vatandaşı olduğu hissettirilen -aslında Amerika’dan hiç bahsedilmiyor ve bu durum sanki normal bir şeymiş gibi yani her filmde yer alanlar Amerikalı ve Vietnam’da yer almış birisi gibi gösteriliyor- Jake Sully karakterinin başından geçenler anlatılıyor. Tıpkı bir günlüğe düşen notlar gibi ya da bir vloga düşen görüntüler gibi…

Ve macera Dünya’dan Pandora adı verilen bir gezegene kayıyor. Na’vi adı verilen bir ırk yer almakta orada ve bir elementi elde etmek uğruna Dünyalı affedersiniz Amerikalı jhonny’ler ırkı yok etmek uğruna o elementi elde etmeye çalışıyorlar.

Avatar ne peki diyeceksiniz… Avatar ise bu elementi elde etmek uğruna düşünsel olarak içine girilen ve yapay olarak üretilen Na’vi bedeni… Film zaten buna dair ve tüm heyecanı içeren de bu. Bu yüzden bahsedilmemesi gereken kısım.

İncelemem

Film 2.30 saat civarı sürüyor. Ve izlediğim süre boyunca pek bir hataya rastlamadım. Sözü edilemeyecek bu hatalar bu yüzden . Film bir bilim kurgu ve hem senaryo yönünden hem efektler yönünden bir saçmalık ortaya çıkmamış. Herşey tutarlı ve insan, filmde de Sully’nin repliğinde yer alan “Hangisi artık gerçek dünyam fark edemiyorum!” diye de bir özleme meyili oluyor. Yani keşke Pandora gibi bir yerde yaşasak diyesi geliyor.

Film, kendine çok iyi bağlamakta izleyiciyi.

Kapitalist dünyanın; verdiği sahtelikler, emekleri sömürmesi, kendi benliğimizi kaybettirmesinin sonucu olarak insan olarak bir yıkıma uğrayışımızın bir eleştirisi mahiyetinde olduğunu görebiliyoruz filmin. Her şey birer simgeden ibaret diyebilirim. Sadece mavi renkten oluşan Na’viler; ırk ayrımından söz edilemeyecek durumda, komünal bir yaşam sürmekteler ve klanlar halindeler, doğanın ruhunu hissedebiliyorlar ve saf olarak kalması için uğraşıyorlar. İnsan ırkının ise gözlerini para bürümüş ve para yüzünden ellerine kan bulaşmış. Ayrıca İnsan ırkının gelişmiş teknolojisi ve gözetlemek için yüksek güçlü adamları ve askerleri olduğu halde Na’vilere yeniliyorlar. read more »


Easy AdSense by Unreal
Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.