Bunu yapmak huyum değildir. Bu ne diyeceksiniz. Bu; yani yazıyı yazmadan başlığı atmam. Ama çok yakıştı. Çünkü siz de farkına varacaksınız bahsedecek olduğum şeyin. -Abi Türkler Avrupa Kent ve düzenleme ödülü almış! diye, birisi yanınıza geliyor. Ne kadar komik! Avrupa bize ödül mü vermiş! Hem de bize! Ankara’ya! Hani, şu; Melih Gökçek’in hiçbir şey yapmadığı, affedersiniz; bize metro yapacağını iddia ederek başladığı yollardaki inşaatları hala kapatmayan Melih Gökçek’in başkanı olduğu kente mi ödül vermişler. E tabi; Melih Gökçek halkı kandırmak için her yere yazarsa bu ilanı, halk da kanar tabi. Milletimiz nedenini araştırmıyor. Hem araştırsa ne olur ki! Bizim zaten işimize yaramaz ki bu ödül! Tamam Ankara kazanmış diyelim. Sen mi kazandın hem! Kazansa kazansa Melih kazanır. Ama durum gerçekte böyle değil, ben araştırdım. Meğer bu ödül İstanbul’a 90 yılında verilmiş. Bazı şehirlerimize de verilmiş ve Ankara yeni kazanıyor. Amaç ise şu; kentlere Avrupalı olmaları için teşvik niteliğindeymiş. -Abi, Türkler üretiyor bu kotu ya alsana! Bir, kot denilen şeye cin derler. Tabi bu çarpanından değil, Amerikalı olanından. Yani Amerikan çobanlarının ya da kovboylarının giydiği şey pek toz tutmaz yani. Ve Türkler üretmiş deniliyor. İki, Türkler üretmiş tamam da ; devlet mi üretmiş de bize sunuyor bunu. Hayır! Bildiğin; senin haklarını sömüren para babaları ki bu kotları Türkiye’de değil resmen “Made in China” yazdıracak kadar Çin’de üretiyor ve Türkiye’nin ve Türkiye’de yaşayan insanların tek bir kazancı olmuyor bu durumdan, tam tersine sömürülüyor cebinden kat be kat para alınarak. Sen de yedin! Türkler yapıyormuş felan diye… -Abi yeni yıl geldi, ne hediye alacaksın sevgiline? Güzel soru. Ama ben de sana sorayım. Bir, yeni yıl gelince ben neden seviniyorum? İki, bizim millet niye seviniyor? Üç, yeni yılın gelmesi hediye mi almamı gerektirecek? Dört, sevgilim zaten yeni yıl geldi diye hediye almamı istiyorsa; benim yanımda ne arar? Sen zahmet etme, ben cevaplarım yine. Yeni yıl gelince ben sevinmem. Sağ olsun iktidarlar her yeni yılda bizi soyarlar zamlar ile. Altlarında makam arabalarını, benzinlerini aşırı lüks tüketimlerini kısmazlar ama benzine bilmem kaç vergi zammı koyarlar felan. Milletimiz bunları yaşarken nasıl sevinir onu ben de anlamış değilim. Yeni yılın gelmesi hediye almamı gerektirmez. Zaten ben herhangi bir zamanda sevdiklerime hediye alırım. Bu hediye merasimi kapitalizmin bir zorudur. İlla senin bir şeyleri tüketmeni ister. Amerika’da buna dair bir bahis vardı geçenlerde. Noel’de hediye almayın diye ki 60 milyon dolar israf oluyormuş yanlış hatırlamıyorsam. Ben bu kapitalizmden nefret ettiğim için sevgilim de eden bir insan olur diye de cevaplayayım. -Bu zam neden efendim? -Benim suçum yok, otomatiğe bağlanmış zamlar biliyorsunuz. Bu konuşma 1 gün önce, yapılacak olan zamları açıklayan bakan ile gazeteci arasında geçti. Neden yazdım?’a gelince… Zamları kim otomatiğe bağladı? Neden zam olmak zorunda sürekli? İnsan yeni yıl geldi diye zam koyar mı? son sorudan başlarsam ki; insan koymaz evet. Onlar insan değil. Ak partili insan. Yani iktidar… Tabi koyar zammı. Halk yerlerde… Tepedeki sesi duyamaz; ezilen insana ait olanı… Otomatiğe bağladık diyor, kim bağladı siz bağladınız. Suçu kanuna atan bir bakan, düşünemiyor mu onu kim yaptı! Yasaman meclis siz oldunuz ve bunun için uğraş verdiniz. Levent Kırca’nın skecindeki mesele gibi oldu bu da…. Biz bunları yaşarken; Türkler yaptı diye sevineceğiz, yeni yıla girdik diye sevineceğiz öyle mi! Halkımız uyanın gaflet uykusundan! Emeklerinize acıyın en azından. Köle olmadığınızın farkına varın! [...]



