August 6th, 2010
by Hasan
Yılmaz adında olduğunu sandığım zayıf çocuk yolda yürüyordu. Çevredeki evlerden televizyonların yükseltilmiş sesleri duyuluyordu. Olsa olsa babalar evlerine yeni gelmişlerdi. Hiç bir çocuğun sesi çıkmadığına göre tv kumandasına hükmeden de baba olmalıydı. Gibisinden düşünceler akıyordu zihninde ama ya çocukları yoksa diye de düşündü Yılmaz. Her şeyi bilebilmek ve tahmin edebilmek için uğraştığı halde bunu gerçekten elde edemeyeceğini düşündü.Galiba O da okuldan eve gidiyordu.
O sırada önüne denk gelen taşı, kaldırıma doğru çekti. Zaten; park edenlerin yüzünden darlaşmış Bahçelievler’in tek yönlü sokakları bir de belediyenin çalışmalarıyla iyice darlaşmıştı. Bir de üstüne temizlenmeden bırakılan toprak ve taşlar… Arabalara zarar vermesin diye düşünmüş olmalı ki önüne çıkan diğer ikisini de çekti. Tam kafasını kaldırmıştı ki terk ettiği ama sonradan pişman olduğu, Meryem çıktı karşısına. Aslında Meryem, O’nu hiç görmemişti. Hızlı hızlı çarpan kalbi bu saçma platonik karşılaşmadan dolayı çoktan yavaşlamıştı bile. Aklından Meryem ile konuşmak geçti ama Meryem’in söylediği sözler ve ettiği hakaretler gelmişti. Belki de konuşmamak en iyisi derken Yılmaz’ın çekmeye yetişemediği taşlardan biri ayağına takılan Meryem, arkasından kafasını hayır anlamında sallayan Yılmaz’ı gördü. Kalp atışları yeniden tavan yapmıştı ama bu kez platonik değildi bu ritimler.
Yılmaz ve Meryem birbirine o kadar yakışıyordu ki herkes gıpta ederdi. Ama Meryem’in aşırı sevgisi ve Yılmaz’ın çektiği çilelerin dolayısı ile Meryem’in dengesiz diye atfettiği davranışları yüzünden, kafalarından hep ayrılmak geçiyordu ilişkileri süresince. Sokak aralarında yaşanan basit bir aşk değildi bu ama üst tabakaların burjuva aşkı gibi kıskanmaksızın olan aşklardan da değildi. En azından Yılmaz öyle düşünüyordu. Meryem ise sevgisinden dolayı bu konuyu pek önemsemiyordu. Ama gün geldi içinde biriken istemediği şeyler, davranışların etkileri patladı hem de 4 defa. Dört defa ayrıldılar Meryem’in isteğiyle. Sonra pişman olup tekrar beraber oldular. En son da Yılmaz, Meryem’in annesini hatırlatan davranışları ölen annesinin ardından ikinci bir anneye bırakmadığı için ayrılmak istediğini söyledi. Hatta tekrar barışacaklarını bildiği için Meryem’in en nefret ettiği davranışları da yaparak, ayrıldılar. read more »
Ben Sadece GözlemliYorum |
No Comments »
June 10th, 2010
by Hasan
ExploreWWW

Bu sitenin arayüzü… Neden üye olduğumuzu anlayamadım açıkçası. Ama çeşitli sahip olduklarımız ile ilişkilendirerek üye olabiliyoruz. Bu sitede sosyal alanda araştırma yapabiliyoruz. Alışveriş, blog, facebook vb sahalardan bilgilere ulaşabildiğimiz gibi bize örnekler de sunmakta. Yaptığınız aramaları başka yerlerde de yapabilmeniz için altta kısayolları var.Google, Bing, Ask, Yahoo… ‘anne sevgisi’, ‘Turkey Israel(news)’ diye yaptığım aramada çok güzel sonuçlar aldım. Bu yüzden başarılı buldum %65 oranında. Tabi bu bizi tatmin etmeyebilir bir yerden sonra. Hataları ve eksikleri de var.
Twitter varken Friendfeed gibi sosyal paylaşım ve mikroblog sitesi dahil değil bu alana, bu yüzden eksik kalmakta. Kendisi bir arama motoru taklidi yaparken google reklamları yayınlıyor ayrıca ve merkezi USA’de. Reklamları da arama seçeneği var ama yeterli bir verim alamadım. Hatta hiç açılmadı bile bu araştırma alanı.
Sosyal araştırmacılar ve öğrenciler için güzel bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Tavsiyemdir kısaca. Yararlı olur umarım.
Siber Alem İncelemesi |
No Comments »
February 14th, 2010
by Hasan
Elif Şafak’ın, Doğan Kitap’tan çıkan özel baskısı. 450.000′lik bir gri kapaklı Aşk…

Gri kapaklı Aşk için ek olarak da yazara dair röportaj, inceleme ve eleştiriler yer almakta. Kitabın baskısı çok iyi olmasına ve üzerinde titizlikle çalışılmasına rağmen yaklaşık 5 adet imla hatası vardı. 420 sayfa ayrıca…
Kitabın ilk sayfalarında çeviriden bahsediliyor. Neyleri çevirdiğine dair bir belirsizlik var. Ben bu kadar güzel bir kitabın, o sözden dolayı Elif Şafak’ın yazabildiğine tereddütüm var hatta.
İlk başta okumaya başladığımda yabancı birisinden bahsedildiğini görünce kitaptan soğuduğumu ama ön yargıyla yaklaşmamam gerektiğini de bildiğimi ve ona göre davrandığımı söylemeliyim. Ama sonraları kitaba ısınıyorsunuz ve sizi içine çekiyor. Kitabı bitirip büyüsü solana kadar da siz, onun içine sığınıyorsunuz ve beraber o diyarlarda yaşıyorsunuz. read more »
Kitap incelemeleri |
4 Comments »
January 22nd, 2010
by Hasan
İmdb’den bilgi almak için buraya tıklayınız…
Filme dair sitenin görülmesi içinse buraya tıklayınız…

Filme dair bilgiyi vermeyeceğim bu kez. Kaynaklarını verdiğim için değinmiyorum. Film Onur’un ve Zeynep’in partiye gitmesiyle başlıyor ve Zeynep erkek arkadaşıyla sorunlar yaşamakta olarak gösteriliyor. Bu sırada da hiç konuşmayan Onur’un yanına geliyor. Herşey böyle başlıyor. Onur’un hiç konuşmadığını öğrenen Zeynep, hayatının erkeğini bulduğunu iddia ederek başlıyor. Zeynep’in alışma süreci ve bu aşka dair yaşanan zorlukları gözler önüne seriyor film. İlginç bir değinim… İlginç bir zihinleri aydınlatma ürünü bu read more »
Film İncelemeleri |
No Comments »