Hasan Yasin Türkyılmaz/ Sosyoloji 24 Aralık 2009
Felsefe Dersinin Anlamı
Derse en başta, “Felsefe nedir?” sorusuyla başladık. 8 saatimizi alan bir dizi tartışmalar gerçekleşti. Ve benim sunacağım konu da sorgulandı; Felsefe dersinin anlamı ne sizce? Ben bu sorunun cevabını verip sunumumu bitirmeden önce; cevabıma temel hazırlamak niyetindeyim, bu yüzden başlangıçta değindiğimiz filozofların birkaçına değineceğim.
İlk filozofumuz varsayılan Thales;
Ana madde(töz) olarak suyu yani sıvı olanı ele alır. Herşey sudan türer, yine suya döner. Ve düşünüşünü deneylerle açıklamak ister.(s.26)
Anaximandros
İlk maddesi apeiron(sonsuz olan). Bu karşıtı ile tanımlanamayan birşeydir.(s.21)
Anaximenes
İlk maddesi hava(ya da ruh) Bütün evreni ayakta tutar bu yüzden de bedenimizi de ayakta tutan havadır yani ruh psykhé. Ayrıca ana maddenin canlı olması gerektiğini ifade etmiştir.(s.22, s.23)
Elealılar
Xenophanes
Bilginin elde edilemeyeceğini ifade eder Elealılar. Tek tanrıcılığa bir adım atar. Kendi tanrı tasarımını çizer. Arınmış bir tanrıdır bu. Parmenides’in ‘bir’ olarak tanımladığının temelini atar bu tanrı tasviri ile. (s.26)
Parmenides
Salt düşünme ile ‘Varlık’ tasvirinde bulunur. Varlık’ın özü gereği meydana gelmemiş, değişmez, bölünmez olduğu sonucuna bu yolla varıyor. Bu ‘bir’ ile deney dünyasında hiç bir şey tanımlanamaz olmuştur. (s.27)
Elealı Zenon
Parmenides’in söylediklerinde çelişkiler olduğunu söyleyerek şşu sonuca varır; Var olanı çokluk ve hareket diye düşünürsek çelişmelere düşeriz, öyle ise Var olan ancak ‘bir’ ve hareketsiz olabilir.(s.29)
Sofistler
Sofist; bilen, bilgili kişi demektir. Siyasette yararlı olmayı öğreten kimse, daha sonraları ise söz söyleme sanatı üzerinde ders veren kimse anlamını kazanmıştır. (s.39)
Genel bir incelemeye gidersem de şunları söyleyebilirim; felsefede bilginin var olup olmadığı, nasıl elde edebiliriz yani sınırlarını gördük ve son olarak da pozitivizme kadar geldik. Yani; hepimizin paylaştığı şeyleri yeniden belirtmeye gerek yok; sonuç olarak, felsefe dersinde felsefî düşünüş tarzı nasıl?, düşünürlerin felsefeye ve bilime kazandırdıkları neler? olduklarını gördük. En büyük kanıtı da pozitivizm ve neopozitivizm. Onlar; bugünkü, bilimin bu hale gelmesini sağlayan felsefî etkinliklerdi.
Bir bilim adamı olma yolunda ilerleyen bizler için felsefe olmazsa olmaz. Yaptığımız çalışmaları sorgulamamız, onları kanıtlamamız ancak düşünen bir varlığın/kişinin ürünü olabilir. bunu da bize felsefe dersleri kazandırmıştır.
———————————————————–
Kaynak
Gökberk, Prof. Dr. Macit, Felsefe Tarihi, 18.Baskı, Remzi, İstanbul




felsefe deyince neden eski roma ataları düşünür olarak anlatılırki? bizim atalarımız düşünmemişlermi?
sanırım bu sebep..
platon var mesela bir sayfa yazılı kaynak bırakmamış ama adam şunu demiş bunu demiş diyebiliyoruz.. gerçi bizimkilerden böle insanlar çıkmayacağı kesin neden derseniz:
iki arkadaş arasında bile şu söz meşurdur:
“bana felsefe yapma”
[Translate]
Aslında Roma ataları olarak düşünmemek gerek. Bilim ve Düşünce etkinlikleri evrensel niteliktedir, insanlığa mal olmuşlardır. Yunan uygarlıklarından bahsettiğim bu düşünürlerin üzerinden kavimler göçü geçmiş. Romalıların atalarımız olarak bahsetmeleri sadece soyut bir iddia.
Platon Devlet ve Yasalar diye 2 ayrı eseri mevcuttur. Sokrates’in tek bir eseri yoktur ayrıca.
Felsefenin bir ortamda gelişebilmesi için günlük tasalardan arınmış olması gerekir insanlarımızın. Bu da yoksulluk ve zam derdine düşmüş insanlarımızın yapacağı bir şey değil anlamına geliyor. Geçmişimize baksak, zaten savaşçı bir milletmişiz. Atın üzerinde mi yapacaklardı felsefeyi?
Teşekkürler
[Translate]