Ne Fark Eder ki!
August 7th, 2010

Ne Fark Eder ki

by Hasan

Minik paylaşımlarımızın yanı sıra karalayıp çöpe attığımız yazılar, şiirler artık çöpe gitmiyor. Aylık ortalama 6 yazı hedefimiz var. Feedburner ile ya da diğer ortamlarla takipçimiz olun!

Benden dökülenler, karalama sıfatını hak etmeyen yazılarımız; deneyimliyorum ise tecrübe ettiğimiz olaylar; eleştiriyorum ise adı üzerinde; inceliyorum ise herhangi bir eserin bizim açımızdan bakılmış halleri; sorunları çözüyorum da karşılaştığımız sorunları çözdü isek onları yayına giriyoruz; ben sadece gözlemliyorum ise yeni başladığımız bir kategori ve öyküler yazıyorum ve yazacağız. Sadece olaylar değil duygular da tek başına konu olabilecek gibi bir amacım/amacımız var.

Kendimi(blogu) tanımladığıma göre, detaylı bilgiler için hakkımda ve diğer sayfalara bakabilirsiniz, artık sizin deneyimleme vaktiniz. Yorum bırakmayı ya da paylaşmayı unutmayınız. En azından beğenmeniz yeter… Teşekkürler.

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
Tags:
September 3rd, 2010

The Expandables ya da Cehennemin Melekleri

by Hasan

Bu kadar çok,  aksiyon filmlerinin baş rollerinde olan insanları nasıl topladılar ve nasıl bu kadar güzel bir tat bıraktılar ağzımızda bilmiyorum.

Hayran kaldım, özellikle Stallone’un rolünden ve duruşundan dolayı. Jet Li’nin sesini hesaba katmazsak yer alması da çok hoştu. Statham’ın bıçak fırlatması çok ilginçti. Yakışmadığını düşünüyorum. Ok belki olabilirdi veya patlayıcılar…

Şu duruş zaten her şeyi açıklamaya yetiyor tahminim odur ki! Filmi izledikten sonra bana da hak verirsiniz ki izlediğiniz izleyebileceğiniz en heyecanlı ve zevk veren filmlerden biri bu!

Yalnız kan, vahşet, intikam, silah sesleri… Bunlardan hoşlanmayan varsa yanına bile yaklaşmasın. Ama intikamın tadı bir başkadır. İzleyip bunu hissetmek, heyecanı… Bambaşka!

Genelde izlediğim filmleri tekrar izleyebilme gücüme, hatalarını fark edip edemememe göre sıralıyorum. Bunda hata tespit edemedim açıkçası. Efektler o kadar düzgün bir doğrultuda yapılmış ki! Fiziksel hata göremedim. Doğrusu yakalayamadım. Görsel olarak bir şölen olduğunu karakterlerden anlıyorsunuz zaten. Bunun heyecanından zaten müthiş olduğunu anlatmaya çalışıyorum yalnız buna tuşlar yetmez ya da doğru kombinasyonu bulamam anlatabilmek için.

Filmde CIA’e bağlı Stallone’un takımını görüyoruz. Ülke dışında faaliyette bulunan yalnız  doğrudan müdahale hakkının olmadığı durumlarda Amerika bu takım sayesinde dokunabiliyor uzaklara. Ve bu grup işi garantili bitiriyor. Stallone çok iyi bir nişancı ve hızlı silah kullanıyor. Sarı dev ağır silahlar kullanıyor, zencisi daha ağırını kullanıyor. Jet Lı polis gibi dolanıyor, Statham da bıçak sevdalısı.

Durum bundan ibaret ama senaryo bir ispanyolca konuşulan adaya zulmeden kişileri durdurmaya gitmelerini konu alıyor. Ve olay bir devrimle sonuçlanıyor diyebiliriz. İzlemeye ve tekrar tekrar izlemeye kat be kat değecektir. İsimleri yeterdi zaten ama ben de birşeyler yazmak istedim sadece. İyi seyirler…

Yüz üzerinden 99… Eksi 1 Amerika’yı yücelttikleri için…

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
September 1st, 2010

Fringe -Dikkat! Buzdolabı gibi birşey değil! Bu bir FBI’nin bölümü…

by Hasan

Ne diyorsun sen, nasıl yani? İlk defa senden duyuyorum diyebilirsiniz. Tabi izlemiş de olabilirsiniz. Bu bir dizinin adı. Ve mükemmel bir dizi. Amacım da sizlere bu diziyi tanıtmak ve elbette bu zevki, izlemenin tadını yaşamanız…

Amerika’nın “Düzen” olayları için oluşturduğu bölümün adı “Fringe”. FBI’nin bir bölümü başlıkta da belirttiğim gibi. Yeniden dirilme, evrenler arası gezinti, nano teknoloji bile yanında çocuk oyuncağı kalacak teknolojiler, geçmiş ve geleceğe seyahat, genom teknolojisi, telekinezi, süperkinetiksel vs vs vs hayalini kurduğumuz teknolojiler… Biliyor musunuz? Bir adama aşırı miktarda bir şey enjekte etmişler geçmişte yaptıkları bir deneyde. Ve bundandır ki adam, Devamı için buraya gelin… »

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 31st, 2010

Google Adsense Başvurumu Kabul Etti!

by Hasan

Google Adsense Başvurumu Kabul Etti! Meğer sorun sitelerimde sürekli alakasız reklam ve bannerları barındırmammış. Tabi sitelerimi de tanıttım ve reklamımı da yaptım. Bunun sonucu olarak en fazla 1 hafta içinde onaylandı.

Sizleri de aramızda Ne Fark Eder ki! yazarı olarak görmek isteriz. Kazancımız gerçekleştiğinde yazarlarımız arasında paylaşılacaktır. Bunu da belirterek sevincimi sizlerin varlığıyla paylaşıyorum. İyi ki varsınız!

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 30th, 2010

Lie to Me (Yalan söyle bana! Yok yok söyleme, ben zaten anlarım :D)

by Hasan

lie to me

O kadar çok hayal ettim, inceledim ve gerçeğe yakın tahminlerde bulundum ki! İnsanların yüzüne bakarak ruhundan esintileri yakalayabiliyorsunuz. Ruhuna siz de inebilirsiniz hatta… Ama gelgelelim, bu dizi(Lie to Me) başlarken bunların tümünün bir kurgu olduğunu söylüyor ve biliminin de…

Tamam kendimi bu dizinin güzelliğine kaptırmış olabilirim, ona karşı bir sempatim olduğu da çok açık gördüğünüz gibi. Ama polis merkezlerinde bir dönem ve şu anın güvenlik merkezleri, eğitimde bu teknikleri kullanarak önceden kestirebiliyorlar suçluları. Yani bilim, yüz ifadelerini, kas hareketlerini, jest-mimikleri inceleyerek ruh halinden tutun da, dile getirilmeyen ve gözle pek görülmeyen davranışları açıklayabilmekte. Yani bu bir gerçekliktir, böyle bir bilim mümkün. Şimdilik yöntemi ve kanıtlanması havada kalıyor yalnızca. Devamı için buraya gelin… »

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 28th, 2010

Windows XP Format ve Kurulum

by Hasan

Bu adresteki yazımızı esas alınız lütfen.

  • İlk önce bilgisayara Windows Xp Kurulum diskini yerleştiriyoruz.
  • Sonra bilgisayarı baştan başlatıyoruz.
  • Bilgisayar açılırken dıt sesinden sonra F10′a basıyoruz ya da yukarıda belirttiğimiz yazımızdan da öğrendiğiniz gibi Bios’tan Boot sıralamasını ilk önce diske sonra hard diske göre ayarlıyoruz.
  • Bilgisayar Diskten başlayacak.
  • Diskimiz Windows XP…
  • Başlarken bir tuşa basın lütfen diskten başlaması için uyarısı gelecek.
  • Klavyeden bir tuşa dokunun ve Yerel diske Kur dosyalarını kopyalamaya başlayacak.
  • O sırada alt kısımda bazı destek menülerinin tuşları geçecek. F2 mesela, çöken Xp sistemini kurtarıp kısa süreliğine de olsa bilgisayardaki verileri elde edebilmek için çalışmasını sağlar. Sadece bir kere işime yaradı.
  • Bu işlemler bittiğinde sizden lisans anlaşmasını kabul etmeniz istenecek. Accept deyip devam edeceksiniz. Devamı için buraya gelin… »
Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 27th, 2010

Pc(kişisel bilgisayar) Formatlama(biçimlendirme) – Windows 95/98/Me Serisi

by Hasan

İşlem menümüz

1) İlk önce tüm verilerinizi yedekleyin imkanınız varsa.

2)Sisteminize elveda deyin! Disk bölümlerini yok etme zamanı!

3) Windows 95/98/ME Serisinde Biçimlendirme işlemleri

4)Bilgisayarı(PC’yi) Diskten başlatma.

5) Fdisk ile Disk yapılandırma

6)Sistemi kurma zamanı!

7)Sistem kuruldu! Artık sürücüler yüklenmeli!

8 ) Sürücüler de yüklendi. Artık Paket programları yükleme ve bitirme vakti!

Depolama diskini yedekleme

Depolama diskini yedekleme

Bilgisayarınızda(pc) sorunlar yaşamaya başladınız. Geriye kalan tek çare sistemi baştan kurmak. Ama sistemi kurmanız için yapmanız gereken ilk şey, formatlama yani biçimlendirmedir. Çoğu kişi ‘Format atçam la! Piğsiğ çöktü.’ der. :D Ama iş sadece format ile bitmemekte.Format atıldıktan sonra ki Windows NT4.0 ve sonrasında aynı anda gerçekleşen disk bölümleme, sistemi kurmak için disk seçimi, kurulum sürecini izleme, paket programları kurma olarak uzamaktadır. Tabi sonrasında da;  sistem güvenliğini sağlama, güncellemeleri gerçekleştirme, hızı ve görünüşü ayarlama kalıyor geriye. En son da yedekleme tabi ki!

Yedekleme olmazsa bir sonraki çöküşte verilerimizi tamamen kaybedebiliriz. Çoğu zaman eski verilerimize ulaşmak sorun olmaktadır. Hepimizin cebinde de yüklü miktarda para olmadığına göre, yüksek mühendislik çabası ile veri kurtarma ile uğraşamayacağız. Bu nedenle işlemlerin sonucunda yedekleme önemli. Diyerek sürecin nasıl olduğunu anlatayım;

1) İlk önce tüm verilerinizi yedekleyin imkanınız varsa.

İşlemlerin başında ve sonunda bu işlem olmalı, verilerimize, müziklerimize ver resimlerimize düşkünüzdür. Bunun için en basit ve yerel disklerden birine yedekleme yapabileceğiniz program O&O image backup adlı programdır. Fazla yer kaplamaz. Ama yedeğiniz kaplar tabiki. Bunu başka bir hard diske kopyalayacaksanız ve kısa süre için kullanacaksanız tavsiye ediyorum.

backup.com’da remote back up adı verilen yedekleme yöntemi de uygun. Tahmin ediyorum ki ücretlidir. Ama paraya değer, verileri kurtarmak için. Uzaktan erişim yolu ile yedekleme gerçekleşir. Bilgisayarınızın gücüne bağlı olarak, süre çok çok uzun da olabilir.

Ve en sevdiğim ve güzel seçenek ise http://www.fbackup.com/tr/ adresinde yer alan fbackup programı. Yedekler. Ücretsizdir. Yedeğinizi yerleştirir. Kolaydır kullanımı, amacınıza uygun da seçimler yapmanızı sağlar. Devamı için buraya gelin… »

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 26th, 2010

MS-Dos Komutları

by Hasan

Komutlar İkiye Ayrılır ve komut isminin büyük veya küçük yazılması hiçbir şey değiştirmemektedir, büyük ya da küçük yazmak aynı komuta karşılık gelmektedir.

İç Komutlar : COMMAND.COM dosyası içinde bulunan temel komutlardır ve çalıştırılması ile belleğe yüklenerek çalıştırılan komutlardır. Örnek : Ver, Dir, vs.

Dış Komutlar : Çalıştırılabilmesi için disk veya disket içinde dosya halinde bulunması zorunlu olan komutlardır. Örnek : Xcopy, format, vs.

İç Komutlar

DOS’ ta çalıştırılan komutun, çalışması için herhangi bir dosyaya ihtiyaç duymadan çalışan komutlara iç komutlar denir (Bilgisayarın açılışında kullanılan Command.com dosyasının içinde bulunan komutlardır).Command.com dosyası 6,22 de 54645 Bayt’dır bilgisayar virüslü ise bu dosyanın boyutu uzar çünkü bilgisayar ilk çalıştığında bu dosya belleğe yüklenir Çalışması için program dosyasının varlığına ihtiyaç duyulan komutlara Dış Komutlar denir. Dış komutları çalıştırabilmek için, o komutun programlama dosyasına ihtiyaç vardır. Örneğin format komutunu kullanabilmek için DOS’ da Format.com programının bulunması gerekir. Önemli İç Komutları, aşağıda inceledik. Bunlar ;

  • CLS komutu: Ekranı temizler. Örnek: C:\> CLS <ENTER>

DIR komutu: Disk veya disket üzerindeki dosyaları görüntüler. Örnek: C:\> DIR <ENTER>

  • DIR Parametreleri :
  • /P : (Dosyaları sayfa sayfa listeler) C:\> DIR/P <ENTER>
  • /W : (Dosyaları yan yana listeler) C:\> DIR/W <ENTER>
  • /A: (Gizli dosyaları listeler) C:\> DIR/A <ENTER>

Joker karakterler (? , *) ;

* : Bilinmeyen bir isim veya uzantının yerine kullanılan joker karakterlerdir. Örnek: C:\> DIR *.EXE <ENTER> (Dosya Adı ne olursa olsun, uzantısı EXE olan dosyaları listeler)
Devamı için buraya gelin… »
Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 24th, 2010

Pasta Yaptım!

by Hasan

Dün internette domates çorbasını araştırdım. Gözüme de takıldı bir tarif. Kolay pasta… Ben de iftardan sonra bir yapayım dedim.

Puding ve  bisküviler… Hepsi bu!

Temsili bir fotoğraf

“Ben de yapabilirim tabi!”, diyerek başladım. İlk önce annemin daha önce kullandığını bildiğim bir borcam buldum. Düz tepsi gibi… Sonra içine bisküvi serecekken, etimek bulabildim ve onu 6′şar olarak dizdim tabana. Üzerine hindistan cevizi döktüm bir miktar. Hafif şeker serptim. Ve etimekler kıtır kıtır olmasın diye de azıcık süt döktüm. Tabanı hazırladım. Böyle bile yerdim onları.

Sonra puding için tencere aradım. 2 su bardağı süt için tüm tencereler büyük olduğunu anladığımdan en küçüğü uygun dedim kendime.  2 değil 3 su bardağı süt döktüm içine. Hemen de tüm puding tozunu boşalttım ve paket çöpe… Daha önceden tecrübem olduğu için pudingi sorunsuzca hazırladım. 7 dk’da herşey hazır oldu ama minik minik topaklanma oldu. Sanıyorum ki sütten kaynaklandı. 3 bardak koydum sütü, rengi açık oldu. İlk defa süt ile yaptım ayrıca.

Süt ile ıslanmış hindistan cevizli ve İsrail şekeri serpilmiş etimeklerin üstüne pudingi yayarken pudingin yetmediğini fark ettim. Tabi iş işten geçti. Taban kapandı derken diğer kalan 4-5 etimeki de parçaladım ve tekrar hindistan cevizi serptim. Şekersiz ama bir miktar sütlü yine… Ve tencerenin içinde kalan pudingi de yine yaydım üstüne ama tamamen kapanmadı. Ve en üste yine hindistan cevizi serptim. Hindistan cevizi poşetinin yarısı bitti ek olarak. Görünüm güzeldi fotoğrafını çekmek sonradan aklıma geldiği için ve de tükendiği için imkanı olmadı. Devamı için buraya gelin… »

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 23rd, 2010

Ayrıca…

by Hasan

Ayrıca…

Ben seni çok seviyorum!

Senin de beni sevdiğini biliyorum.

Seni çok özledim.

Sen de beni galiba…

Göz yaşlarının göz yaşlarıma

karıştığı günü beklerken ben…

Lütfen ama lütfen!

Yanlış anlama beni…

Ben

seninle olmakla mutluyum!

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
August 21st, 2010

Anı Yaşa!

by Hasan

Neden geçmişe takılırsınız? Neden geçmişin sorunlarıyla boğuşmaya devam edersiniz?

Ya da

Neden hala geçmişten gelen bir gelecek merakı var?

Geçmişte de bugünü yani geleceği hayal etmemiş miydiniz?

Yoksa sen de mi gelecek ve geçmişe yolculuk etmek istedin?

Zamanlar arası hani…

Neden hala zamanların endişesini taşırsınız ki!

Geçmiş geçmişte kaldı

Gelecek az sonra yaşanacak zaten

Geçmişimiz şu anımızdan kopup gidiyor ve gerilerde kalıyor

Gelecekse hep şu an yaşadığımız değil mi!

Biz daima geleceği yaşarız!

Geleceği şu an yaşarız…

Geleceğimiz şu andan akar ve geçmişe karışır…

Hep ve her zaman yaşadığımız aslında şu an değil mi!

O zaman sen de takma kafana hiçbir şeyin endişesini!

Sadece ve sadece

Anı yaşa!

Paylaşmak için;
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz

Easy AdSense by Unreal
Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.